Bindik Bi Alamete…

Eşim iş görüşmesi için Kopenhag’a geldiğinde, beni de yanına aldı. Eğer dedi, yaşayacaksak dedi, sen bir gör dedi. Bunun altında sonradan “getirdin bizi buraya” gibi beyin ütüleyen cümleleri duymak istemedi zaar diye düşünüyorum… Neyse AIRBNB’den bir oda kiraladık (ev sahibimiz Vogelkop idi, Kopenhag’da bir tatil planınız varsa Vogelkop’un evini kesinlikle öneririm). Bir Danimarkalının yanında oda tutmamızın asıl amacı, dur bakalım biz bu arkadaşa buraları soralım; misafirperverler mi? Türkler hakkında ne düşünüyorlar diye ortamın havasını koklamak… Neyse uzatmayayım… Central Station’a yakın bir yerdeydi ev. 100 yılı arşınlamış daha da bi 500 yılı devirir gibi görünüyor apartman. Şeker bir adam bizi karşıladı evi tanıttı, sohbete başladık. Bizde elimiz boş gitmedik tabi ki. Küçük bir cezve ve Türk kahvemizi de almışız hediye olarak. Adamımız bu durumdan fazlasıyla hoşlandı tabi, hem evine para ödüyoruz üstüne de ev hediyesi götürüyoruz…

Sevgili eşim, görüşmeye gittiğinde kendimi ilk olarak attım Kopenhag’ın sokaklarına. Küçük ama gezilecek yeri çok, tarihi bir şehir burası. (Ayrıca size başka bir zaman neler yapacağınızı anlatacağım. emojiler ile ilgili görsel sonucu ) Sessiz, sakin, yemyeşil bir kentte buldum kendimi. Bunları görünce durur mu bu deli gönül… Sevgili kocacığımın da işi olunca İstanbul’a döner dönmez değerlendirme sürecine girdik. Bir artılar eksiler tablosu yaptıktan sonra ve artılar tablosu baskın gelince biz gidiyoruz diye haber ettik herkese… bu arada ağlamalar, son akşam yemekleri, dostluklar, hoşçakallar derken bi pişmanlık yaşamadık değil. Üzüldük tabii ama ekstra yatağımız olduktan sonra misafirimizin eksik olmayacağını bilerek düştük yollara.

İşte tam burada 1960-70 arası bir Almancıdan farkımız kalmadı. Bildiğini unuturya insan o noktadaydım zira. Allahtan şirket bize bir danışman ayarladı da kendimizi bilginin ışığında bir ele teslim etmenin güvenini yaşadık emojiler ile ilgili görsel sonucu… Ya allah Ya Bismillah diyerek başladık. Üç aylık merkeze yakın yerde geçici evimiz de verdiler. Tabi geçici dediysek ev 4 yıldız apart otel kıvamında (tabi üst komşumuzun zamansız çamaşır yıkama esansları da olmasa tadından yenmez). Gelirken getirdiğimiz salçasından, makarnasına, bulguruna, sütüne, baharatına, hatta domestosuna herşeyimiz tam, yer mi Türk evladı. Kopenhag’da nereden bulacağız bunları…

Yerleştik küçük ama şirin evimize ve Danimarka Rüyası hikayemiz başlamış oldu. Yakın zamanda uyanacağız ama şimdiden söyleyeyim. Bir klasik olan bekleyin beni anacııımmm diyerek bir başka yazıya kaçıyorum ben…

Copenhagen_Central_Station_(Bernstorffgade)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s